Anasayfa / EDEBİYAT

EDEBİYAT

Hoş Geldin [E’den Nağmeler]

Hava gibi yüreğime de cemre düşüyor, Sana olan duygularım ısınıyor yavaş yavaş… Boynunda tatlı Nergis kokusu, Ellerin ise tenimi okşayan bahar güneşi… Iğıl ığıl içime işliyor bakışların, Kirpik uçlarından kalbime doğru bir filiz yeşeriyor. Ve sen, Hoş geliyorsun bana her şeyinle Yeni bir ritim oluyorsun kalbimde. Sevgilerle Elif AÇIKGÖZ

Dahası »

Belirsizlik [Bir Delinin Notları]

Akıp giden zamanın içinde bir nokta bile değildik. Sisler ardında kaybolup giden olasılıklar, Ve durmadan kesişen ruhlardık. Ne gecelerin sessizliğinden, Ne de yıldızlardan medet umduk. Güneşin yakıcı ışıkları altında, Issız gölgelere sığındık. Isındık kanatlanan kalplerle, Kör olmuş kalplerle kavrulduk. Utandık bakarken çıplak gözlerle, Hatıralara uzandık.. Uyandık bize dar gelen uykudan, …

Dahası »

Kerpiç Ev [Bir Delinin Notları]

Dağılmış toz zerreleri gibi her bir kerpiç tanesinin içinde Zamana yenilen yüzler gibi harabeye döndüm… Sağanak halinde akan bir dam Ve fay hattı döşenmiş çatlak duvarlardan içeri sızmaya çalışan bir soğuk rüzgar bölüyor uykumu. Şiddetli bir sarsıntıyla fal taşı gibi açılan gözler seriyor önüme bütün çıplaklığı. Silip süpüren bir çağın …

Dahası »

Bir Dünya Bırakın Çocuklara

Bir dünya bırakın çocuklara Sokak arkadaşına sarıldığında sevgiyi hissetsin, hangi ırktan olduğunu değil. Bir dünya bırakın çocuklara Korktukları tek ses patlayan oyun topları olsun, evlerine yağan bombalar değil. Bir dünya bırakın çocuklara Görüp görebileceği kırmızı renkler paletlerindeki dünya olsun, sokak kaldırımlarındaki kan lekesi değil. Bir dünya bırakın çocuklara Birisi ışıklı …

Dahası »

Bir Kelebeğin Kanatları Kadar Renkli Yaşa Hayatı

Günaydın. Kahkahalar dolusunca günaydın neden mi? Yeni bir güne uyandın. Sana ait koskocaman yepyeni bir gün. Hafif bir uyku sarhoşluğuyla sabah kalkarken kollarını yanlara açarak şöyle bir esnedin. Kalkıp elini yüzünü yıkadın ve geceden hazırladığın pazara uygun en sportif en rahat kıyafetlerini çektin üstüne. Önceden düşünüp tasarladığın o müthiş pazar …

Dahası »

Yetişin Dostlar [T’den Nağmeler]

Yaşamadığım hayata, Yaşayamadığım aşka, Yaşayamadığım dostluklara, Borcum var. Yaşayamadığım doğaya, Sevemediğim hayvanlara, Koklayamadığım bitkilere, Borcum var. Gidemediğim okyanuslara, Çıkamadığım dağlara, Kaybolamadığım çöllere, Borcum var. Okuyamadığım kitaplara, Tanıyamadığım yazarlara, Öğrenemediğim dillere, Borcum var. Çekemediğim fotoğraflara, Sevemediğim çocuklara, Elini öpemediğim büyüklerime, Borcum var. Yetişin dostlar, borcum var. Yaşamadığım hayata, Aşka… Dostuklara…   …

Dahası »

Güneşe Aşık Çimen

   Nasıl ki bir çiçeği toprağa ekersin yaprak yaprak açar, nasıl ki bir çimen tohumunu toprağa ekersin, ilk olarak başını o ağır toprağın altından çıkarıp güneşe selama durursa ve sonrasında o yeşil çimen taneleri her gün geçişinde birer birer çoğalır ve gözünde muhteşem bir yeşil manzara oluşturursa, hayatımız da böyle. …

Dahası »

Yaşayan Ölüler Diyarına Hoşgeldiniz!

Umut kuyunun dibindeki su gibidir. Her zaman orada olduğunu bilirsin ama bazen de korkarsın acaba biter mi diye. Biterse ne yaparım diye düşünüp durursun. Peki ya bir gün biterse? Yaşamak büyük bir kelimedir. Yaşamak hayatı sevinç ile sevda ile korku ile kaybetmek ve kazanmak ile yaşamak hayatı. Zordur. Çünkü kuyunun …

Dahası »

Seni Düşününce [E’den Nağmeler]

Seni düşününce Yüreğime bir kuş konuyor Çırpınıyor uçabilmek için Seni düşününce Ansızın teslim oluyorum Yaşananlara ve yaşanmayanlara Seni düşününce Dilim damağım kuruyor Susuzluğumu gidermek istiyorum dudaklarında. Seni düşününce Ellerin geliveriyor birden aklıma Parmak uçların güneşim oluyor. Seni düşününce Aklım yıldızlara takılıyor Onlar mı daha uzak sen mi bilmiyorum. Seni düşününce …

Dahası »

Ne Başında Ne Sonundayım

Çok uğraşmadım bu ümitsizlik için. Hikayenin nasıl başladığı ya da nerde başladığı aklımda pek net değil. Ama hızını yakalamaya çalışırken geçti hep zaman.Unutmakla alışmak eş anlamlı olmasada şüpheleniyorum hep. Belki de bu acıyı çeken eski kulağı kesik abilerimizden biri, uyanıp işe anlamını sildi kelimelerin. Kim bilebilir ki. Bir gün yine …

Dahası »