Yağmura Yürüyorum


Etraf zifiri karanlık. Sokakta bir başına yanan sokak lambası dışında. O da hemen altında ki bankı aydınlatıyor sadece.

Dünya o gün orada bir sokak lambası ve banktan ibaret..

Bankta iki kişi. Bir adam, bir de kadın. Kadının kırmızı montu vardı, adamın ise sigarası.

Yağmur yağıyordu, deli gibi. Nefes almak bile zordu.

Adam yere, kadın ise adama bakıyordu.

Kadın bozdu sessizliği. Ya da susturdu gürültüyü.

“Birşey demeyecek misin ?”

Adam bitirdiği sigarasını yere attı, yeni bir tane çıkardı cebindeki paketten. Yaktı. Derin bir fırt çekti ciğerlerine. Gözlerini yerden kaldırmadan:

Biliyor musun ? Artık her yağmur yağdığında, seni hatırlayacağım…”

Ayağa kalktı usulca. Kafasını kaldırmadı yerden ve bakmadı arkasına asla. Yürüdü… Uzaklaştı… Yağmurlu karanlıkta kayboldu..

**Son**

Kapak Fotoğrafı: [1]

2 Beğeni
Fırfır!..  Ekim Sabahında Cinayet [Bölüm 1]

Oksijen ile aramda ironik bir bağ var.

Yorum bırak :

Email adresleriniz bizde saklı kalacaktır.

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.