Tesirsiz Parçalar [Not Defteri]

Kitap okurken beğendiğiniz cümlelerin altını çizenlerden misiniz yoksa beğendiğiniz cümleleri özenerek aldığınız not defterinize en güzel yazılarınız ile yazanlardan mısınız?

Bazı cümleler bir kitabın satır arasında kalmaktan çok daha fazlasını hak ediyor bence. Hatta bence satılan her kitapla birlikte ufak bir not defteri verilmeli. İnsanlar okumalı, okuduktan sonra yazmalı. Öğrendiği kelimeleri yazmalı, kendisinden parçalar bulduğu cümleleri yazmalı.

Zaman sonra o not defterini elinize aldığınızda sadece kitabı hatırlamakla kalmayacaksınız, üstüne birde okurken neler hissettiğinizi de hatırlayacaksınız. O seçtiğiniz cümleler aslında yazarın sizi tercümesinden ibaret.

Ali Lidar, kendi adını taşıyan blogunda yazılar paylaşan bir yazar ve aynı zamanda felsefe öğretmeni. Yazıları ve tarzı Ah Muhsin Ünlü’ye benzetilmektedir.

Tesirsiz Parçalar” Ali Lidar’ın “Keşke” adlı denemesi ile başlayan ve yoğun baskılar sonucu çıkarttığı ilk kitabı. Blogunda paylaştığı yazıları derleyip toparlayarak hazırladığı kitabı tam bir başucu kitabı. Canınız mı sıkıldı açın içerisinden rastgele bir bölüm, okuyun ve kapatın. Bu kadar. Bakarsınız Ali ile birlikte küfür ederken bulursunuz kendinizi.

Benim Tesirsiz Parçalara ait not defterim şu şekilde;

Karşımızdaki insanlar, hatta en sevgililerimiz bile hayallerine yancı arıyorlardı sadece (Sf. 1)

Ben çok içmiyorum, insanlar az içiyor. (Sf. 19)

Bana ders vermeye kalkma. Ben dersimi yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım (Sf. 35)

Galiba sigara içmekten çok sigara yakmak istiyordu canı (Sf. 37)

Çok güzel canımız sıkılıyor (Sf. 49)

Hiç tanımadığımız manyağın teki rüyasında bizi görüyor. Mutlu olduğumuzu zannediyoruz ama aslında mutluluğumuzun asıl kaynağı, herifin yatmadan önce bolca içtiği rakı.. (Sf. 103)

Ne demişti Schophenhauer her yeni doğan insan taslağı için? Dünyaya hoş geldiniz orospu çocukları… (Sf 123)

Kimseyi suçladığım falan yok, durum tespiti yapıyorum sadece. (Sf. 130)

Hiç geçmeyen baş ağrısı gibi hissettim kendimi. (Sf. 134)

Ortak bir vicdan azabı gibiyim. Ortadan kaybolsam herkes rahatlayacak (Sf. 147)

Bir yerlerdeki park sayısıyla o yerlerin mutsuz insanlarının sayısı arasında sosyolojik izaha muhtaç bir ilişki var. (Sf. 161)

Kendimi domates kasası gibi hissediyorum (Sf. 165)

Kendimden başka her şeye özeniyorum bazen.. Her şeye ama… Bir marula, tırtıla, kediye, muşambaya.. Hepsinin yaradığı bir iş var sanki ve sanki bir tek ben hiçbir işe yaramıyorum. (Sf. 169)

İyi kitaplar dışında kimse elimden tutmadı.. (Sf. 174)

Ekseriyetle canım sıkkın ve mütemadiyen depresyona giriyorum (Sf. 175)

Cebimde yarım paket sigara vardı, akşam Beşiktaş’ın maçı vardı, annemin yüksek tansiyonu vardı, çevremde koşuşturan herkesin çok işi vardı, galiba bir tek benim hiçbir şeyim yoktu. (Sf. 171)

Ve çok dalgalıydı senin saçların.. Ve o kadar güzeldin ki sen, ne bok yiyeceğimi bilmiyordum ben. (Sf. 191)

Velhasıl bir gün yazmayı ciddiye alırsam tek satır bile yazmam, öğretmenliği ciddiye aldığım gün istifa ederim, hayatı ciddiye alırsam da kafama sıkarım. (Sf. 201)

Sevgili edebiyat öğretmenlerimiz: Bizi siz delirttiniz. (Sf. 209)

Sait Faik şey diyordu; “Yazmasaydım çıldıracaktı..” Emrah Serbes ise “Yaza yaza çıldırdım” diyor. Benimse affedersin ama sikimde bile değil.. (Sf. 215)

Gerçek bir nihilist olmak istiyorsanız günde yarım saat Cengiz Kurtoğlu dinlemeniz ve farklı saatlerde en az 42 kere ben işe yaramaz bir orospu çocuğuyum diye mırıldanmanız gerekir. İnsanın canının yanmasından çok daha acı bir şey var. Artık canının yanmaması. (Sf. 219)

Bağırmayın lan bana! (Sf. 225)

 

Fırfır!..  Sürdürülebilir Yaşam ve Enerji Söyleşileri [Kitap]

tesirsiz-parcalar

Bu kitaptan benim kendime seçtiklerim bunlar.. Peki sen neler seçtin?

 

Kapak fotoğrafı: [1]

 

4 Beğeni

Oksijen ile aramda ironik bir bağ var.

Yorum bırak :

Email adresleriniz bizde saklı kalacaktır.

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.