Şairin Müsveddeleri

Her bir toz zerresi
Ağlamaklıdır yalnızlıktan
Şairin müsveddelerinde bir kadın
Kehribar rengi göğün altında
Şehri terketmekte yavaştan..

***

Şarkılar takılmış, eskiyen plaklarda
Ruhunu salıp da kuşlar gibi
Yağmurlu göğün bulutlarına
Göç ediyor, göç ediyor karanlıktan..

***

Tuzlu suyun geniz yakan rayinası
Ve dilinde kalakalmış eskiyen bir şiir
Kulaklarında birkaç sözcük küllenmiş hecelerden
Gidiyor..
Şair müsveddelerini atmışken,
Tenekeden kutulara
O kadın şehri terk ediyor.

***

Camlar buluğu
Çocukluğun soğuk anıları binbir parça, içinde.
Kalemden akıveren mürekkeple
Bir kadın can buluyor
Göğün kokusu damarlarında zehir
Şehir!
Onun ruhunda can veriyor.

***

Saatin ateşi ellerinde yangın
Zaman bir alev misali, ruhunu yakıyor
Külleri uçuşurken boğazın sığ sularına
İstanbul’a yağmur yağıyor…
İstanbul’a yağmur yağıyor…

 

Kapak fotoğrafı:[1]

2 Beğeni
Fırfır!..  26 Mart "Ölmeme Günü"müz Kutlu Olsun

Yorum bırak :

Email adresleriniz bizde saklı kalacaktır.

Site Footer

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.