Rüya Şehri İstanbul

M.Ö. 3000 yılından günümüze kadar birbirinden farklı medeniyetlere kucak açmış İstanbul’un her sokağından,  her köşe başından ayrı bir güzellikle bizi karşılaması çok da ilginç olmasa gerek.

Cilalı taş devrine ait kalıntıların ortaya çıktığı kazılardan tutun da, Bizans’ın Byazantion dönemi ve Konstantinopolis dönemine ait eserleri misafir eden bu güzel şehir Osmanlı Devleti’nin en ihtişamlı dönem eserlerine de ev sahipliği yapmaktadır.

istanbul-eski

“bu şehr-i stanbul ki, bir mislü behâdır,
bir sengine, yekpâre acem mülkü fedâdır…”

İstanbul’a gelmeden önce bilmeniz gerekenler diye bir liste yapmaya kalksak 500 sayfalık kitapçık (!) olur herhalde. Yine de birkaç işe yarar bilgi vermeden geçmeyelim;

Öncelikle İstanbul’a gelmeden önce gezmek istediğiniz yerlerin detaylı bir plan programını yapmalı ona göre yol haritanızı çizmelisiniz. Unutmayın ki Asya ve Avrupa arasında bir köprü niteliğine sahip bu şehrin her iki yakası ve adaları birbirinden ayrı, görülmeye değer güzellikler barındırıyorlar.

Hazarfen Ahmet Çelebi gibi Galata kulesinden İstanbul’u kanatlarınızın altına mı almak istiyorsunuz? Ya da Osmanlı’nın dillere destan zamanlarının yaşandığı Topkapı Sarayında o günleri yeniden mi yaşamak istiyorsunuz? Yerebatan sarayının gizeminde kaybolmayı mı tercih edersiniz ya daMiniatürk’ün bahçesindeki küçültülmüş Türkiye’nin tadını mı çıkarmayı yeğlersiniz? Kanlıca’nın tepesinde yoğurt yemek mi yoksa Küçüksu Kasrı’nda nostalji yaşamak mı sizi daha çok cezbeder? Peki ya Dolmabahçe Sarayında Atatürk’ün son günlerini geçirdiği odayı ziyaret etmek kim istemez ki?Çamlıca’nın üç gülü, aşk bahçesinin bülbülü de olabilirsiniz. Moda sahilinde dondurmanızı yedikten sonra Barış Manço abimizin evinin önünden de geçebilirsiniz.

O kadar çok seçenek arasında kararı zevkiniz ve eğlence anlayışınız da verebilir.

istanbul-gezilecek-yerler1

İstanbul tarihi öneme sahip güzelliklerinin yanında oldukça modern yapısıyla uyumlu hareketli yönünü de göz ardı edemeyiz. İster Anadolu ister Avrupa yakasında olun, her keseye her zevke göre alışveriş mekânları, restoran, cafe ve barlar sizi bekliyor olacak. Her şeyden önce Osmanlı döneminin en gözde pasajlarından olan; Mısır Çarşısı ve Kapalı Çarşının adı anılmadan geçilemez. Ama bunun yanında günümüz dinamizmine uyum sağlamış; Bağdat caddesi, Nişantaşı, Cihangir, Beyoğlu ve Ortaköy’de hem alışveriş yapıp hem de İstanbul’un sonu gelmez dinamizmiyle iç içe olabilirsiniz. Her zevke uygun yemek seçeneklerini bulabileceğiniz bu semtlerde özellikle ‘’Islak hamburger’’ yemeden geçeni biz İstanbul’a gelmiş saymıyoruz. O yüzden mutlaka her işlek caddede bulunan ıslak hamburgercilerden herhangi biri gözünüze ilişirse uğramadan geçmeyin diyeceğiz.

Fırfır!..  Ütüsüz ve Buruşuk Ruhun Şairi

Son olarak bir ufak hatırlatma yapalım; unutmayın ki İstanbul Türkiye’nin en kalabalık şehri. Gideceğiniz yerler arasındaki mesafe ne kadar kısa gözükse de eğer doğru ulaşım rotasını seçemezseniz sizin için baya uzun bir hikâyeye dönebilir. Bu nedenle toplu taşıma hatları, metrobüs, metro, tünel, vapur, otobüs, dolmuşlar hakkında detaylı bir araştırma yapın.

İstanbul’a geldiğiniz vakit yapacağınız ilk iş toplu taşıma da kullanacağınız “İstanbul Kart” olmalı. Bu şehir de gideceğiniz yere emin olun tek vesait ile gidemezsiniz.

Ne siz İstanbul’u gezerek, ne de biz anlatarak bitirebiliriz bu güzelim şehri. Yorulmaya ama unutumayacağınız bir tatile hazırsanız ilk işiniz bir İstanbul bileti almak olmalı.

3 Beğeni

Oksijen ile aramda ironik bir bağ var.

Yorum bırak :

Email adresleriniz bizde saklı kalacaktır.

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.