Modern Kaşif’in Maceraları [Tanışma]

Esen sokak daire 138. Kime “avare” diye sorsanız gösterir zaten. Dünya tarihinde ne kadar önemli kaşif varsa -hayatlarını incelediğiniz zaman göreceksiniz- hepsi insanlar tarafından “avare” olarak nitelendirilmiştir. Çünkü onlar farklıdırlar.

Farklı derken gözünüzde mutasyona uğramış, genetiği değişmiş canlılar gelmesin. Hiçbirinin duvardan geçmek, uçabilmek, ağzından ateş çıkarmak, fırtına yaratmak ya da beyin dalgaları ile insanları yönetebilmek gibi özel güçleri yoktu. Kurt adam da değillerdi, vampir de, uzaylı da değillerdi. Farkları dünya üzerinde ilgi duydukları şeyler diğer insanlarınkine göre oldukça farklıydı.

Siz elmanın tatlı mı ekşi mi ya da kırmızı mı yeşil mi gibi fiziksel özellikleri ile ilgilenirken, Newton kafasına düşen elmanın nasıl olup da yere düştüğünü merak etti. O elma sizin kafanıza düşmüş olsaydı bugün şanssız günümdeyip deyip küfür etmeniz kaçınılmazdı. En fazla oturup bu elma benim hakkım deyip yerdiniz.

Peki bu merak Sayın Isaac Newton’a elmanın kafasına vurması ile mi hasıl oldu? Elbette hayır. Zaten o güne kadar kendisinin ağırlıklı olarak matematik, fizik ve astronomi alanlarında çalışmaları mevcut. Zaten kendisi etrafına sizden farklı bakıyor. Çalışıyordu, bir şeyler keşfetmeyi arzuluyordu.

Kafasına elma düştükten sonra, şanssız gün deyip devam etmiyor. Aklına takılıyor. Elma sağa sola gitmek yerine direkt olarak yere doğru düşüyor da peki ay neden dünyaya düşmüyor? Ay nereden mi çıktı şimdi? 24 saatlik günün “akşam” olarak tabir edilen kısmında düştüyse elma Sayın Newton’un başına? Çevresel etkenler Newton’a hizmette. Çünkü Newton’un özel güçleri vardı. Çünkü o bir avare.

Tabi ki de hayır! Sayın Isaac Newton o güne kadar olan bilgi birikimi, araştırmaları ve tutkuları ile hazırdı artık. Hadi diyelim ki fizik kanunları ile ilgilendiği için elma düşünce direkt olarak yere düşmesinden kuşkulandı ve oradan yola çıkarak bir keşifte bulundu. Peki sadece Ay’ı görmesi Ay’ın üzerine sorular sorması için yeterli miydi? Saçmalama. Adam dünyadaki ilk teleskobu bulan kişi. Anladın mı? O gün sadece birinin Newton’un kafasına vurup “Hadi! Bitir artık şu işi!” demesi gerekiyordu.

Fırfır!..  Modern Kaşif Pavlov'un Köpeğini Araştırıyor

isaac-newton

Bazen bazı araştırmalar tıkanır. Siz de eğer bir araştırma yaptıysanız bilirsiniz. Her şey kolayca oluyorsa bir sıkıntı vardır. Her şey zor da olsa, defalarca denemenize rağmen de oluyorsa yine hemen sevinmeyin. Çünkü Newton sevinmezdi. Kuşku duyardı. Temkinli yaklaşırdı.

Neden daha öncekilerde olmadı da bu sefer oldu? Ya da ilk seferde nasıl oldu da bu sonuç alınabildi?

Hata yapmak aslında başarısız olmak demek değildir. Bu da kavramanız gereken bir diğer fark. Hata yaparsanız tekrarlama şansınız doğar ama başarısız olursanız konu kapanmış demektir. Newton hırslıydı. Çünkü avareler hırslıdır. Konuyu öyle elma kafasına düştü diye kapatmazlar.

Yani söylemek istediğim şey şu; elma bu hikaye de sadece bir anahtar. Anahtarı bulmak için önce aramalısınız. Bilmediğiniz konular üzerine soru soramazsınız. Bazı bilgileri edinmek için günümüz şartlarında en kolay yöntem okumaktır. Okuyarak bir bilgi edinebilir, kuşkuculuğunuz ile bu bilginin doğruluğunu araştırmaya başlayabilirsiniz.

Bu sizin ilk dersinizdi.

ucmuyorsak-min

Bu arada tanışmayı unuttuk sanırım. Ben Modern Kaşif ama sen bana ne istersen diyebilirsin. Herkes der çünkü. Buradan çıktığın zaman kim ne derse desin sende artık bir kaşif olacaksın. Çevrene bakışın değişecek, çevrendekilerin sana bakışı da değişecek. Ben “avare” değilim diyorsan hiç boş yere gözlerini yorma ve sakince bu sayfadan uzaklaş.

Okumaya devam ediyorsan sana “Bertrand Russell’den esinlenerek” iki şey söyleceğim. Biri entelektüel, diğeri de etik. Entelektüel olan şey şu ki; herhangi bir şeyi incelerken ya da değerlendirirken kendinize sadece gerçekleri sorun, ve gerçeklerin ulaştırdığı doğruların ne olduğunu sorun. İnancınızın yahut toplumsal çıkarlarınızın dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Etik olan şey ise oldukça basit. Sevgi bilgeliktir, nefret ise aptalcadır. Sana “avare” diyenleri bile sev. Katlanmayı, dinlemeyi, tahammülü ve saygıyı öğren. Ama kuşkuculuğu, eleştirel düşünceyi elden bırakma.

**Çok eğleneceğiz. Ya da belki çok sıkılırız..**

 

Dipnot! 
Bu makaleyi okuyarak heybenize tam 576 kelime kattığınızı biliyor muydunuz?
5 Beğeni

Oksijen ile aramda ironik bir bağ var.

Yorum bırak :

Email adresleriniz bizde saklı kalacaktır.

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.