Ekim Sabahında Cinayet [Bölüm 3]

Sıkıntıyla tütünü poşetine, pipoyu da arka cebime tıktım. Bir sigara yaktım. Merdivenleri sayana kadar yarısını bitirebiliyordum. Kasvetli dama çıkan yosunlu, paçoz merdivenler Rüstem’in çay ocağından geçerdi. Çay ocağının yanında sobalı

Ekim Sabahında Cinayet [Bölüm 2]

Hesaplı kahvaltının verdiği keyif, Rauf Bey’in tedirginliğine karışınca bir kahve içmek isteyen ben, ruh-i dengesizliğini huriyi görmesiyle adımlarına yansıtan Kenan’ı dürttüm. Rauf Bey’den günlük öğütlerimizi can kulağıyla işitip, beynimize nakış

Yazarlar, Yazarlar…

Çoğu der, ama çoğu da Dostoyevski’yi baz alır; Gerçeği verin bana! Felsefeye girersek yandık ama düşünsel gerçekliği ele alabiliriz. İdeler üzerinden gidebilirim. Gereksiz, süslü püslü, arkasına gizlendiğin ünlüsü bol Farsça,

Site Footer

Sliding Sidebar

Size daha önce hiç evrenin özütünün düşünceler olduğunu söyleyen oldu mu? Evet! Ne enerji, ne atom, ne de başka bir şey! Evren sadece düşüncelerden oluşur. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler düşüncelerden oluşur. Evler, arabalar, sokaklar, ağaçlar, gökyüzü düşüncelerden oluşur. Erkekler, kadınlar, çocuklar, bütün insanlar, bütün hayvanlar, bütün canlılar her şey ve herkes sâfi düşünceden oluşur. Dünyanın var olmadığını düşünen biri için dünya aslında yoktur. Bu kadar basit işte.